08 Mayıs 2008

Saç şekillendirici


Kullananların fikrini sormak istiyorum!!
Siz hangi ürünü kullanıyorsunuz ya da öneriyorsunuz?


ARZUM AR 517 CAPELLO SAÇ ŞEKİLLENDİRME SETİ
Havale ile 56,05 YTL


ROWENTA ELITE CF 4012 ÇOK FONKSİYONLU SAÇ ŞEKİLLENDİRME SETİ
Havale ile 81,83 YTL


PHILIPS SALON AIRSTYLIST ESSENTIAL HP4624 SAÇ ŞEKİLLENDİRİCİ


BOSCH PHA2300 SAÇ ŞEKİLLENDİRME SETİ
Havale ile 48,20 YTL


BRAUN ASS 1000 SAÇ ŞEKİLLENDİRİCİ
Havale ile 84,08 YTL

01 Mayıs 2008

Bunu kim dediyse



Öğle yemeğinde yediğim iskenderden sonra kendime dur demem şart. Bir işltahım açıldı ki sormayın gitsin. Her neyse yemekten sonra nette baktım ki arkadaşımın biri aşağıdaki yazıyuı eklemiş :) Bende iş yerindeki arkadaşa gülü verip bunu okumaya başladım tabii çok güldük.
"yıllar önce bana bir gül vermiştin bu gül solunca gelirim demiştin, GÖZÜN ÇIKMASIN gül PLASTİK çıktı, SOLMUYOR:)))."

Yabani otlar


Şarkıda, klipte, sözlerde, Göksel'de harika!

Hayallere engel tanınmaz!




Marian Keyes kitaplarıına siteden ulaşabilisiniz. Bir gün bu kitapları okuyacağım tek tek :) Artemis yayınlarından çıkan kitaplar genelde hep aynı tarz, kadınların yaşadıkları, karşılaştıkları, hüzünleri, zekaları , modaya düşkünlükleri kısaca kadınlarla ilgili her şeylerini içine alan bir bakış açısı içerisindeler.




“Okuyucuyu aynı anda hem güldürüp hem de ağlatmak yetenek ister… Son sayfayı okuduktan sonra çok uzun bir süre hikâyeyi aklınızdan çıkaramayacaksınız.” -Heat
“New York'a geri dönüp onu bulmak zorundaydım. Orada olmama ihtimali de vardı ama şansımı denemek zorundaydım çünkü tek bir şeyden emindim: Burada değildi.”

Anna Walsh resmen bir harabe. Anne ve babasının Odadan İyidir diye tabir edilebilecek evinde, Dublin'i terk edip New York'a dönebilmenin hayaliyle yaşıyor. Arkadaşlarına dönmek. Dünyanın En Muhteşem İşine dönmek. Ve hepsinden ötesi, Aidan'a dönmek.
Fakat ailesinin başka düşünceleri var (kendi başağrıları dışında yani). Ve sanki Aidan da onunla tekrar temasa geçmekten kaçınıyor gibi. Nedendir bilinmez!

Anna'nın bu kadar çok sevdiği dünyasını ne parçalamış olabilir? Ayrıca her şeyi yeniden yerli yerine oturtacak olan kişi gerçekten de Aidan mı acaba?

“Maeve Binchy'nin tahtına kurulan modern bir roman kraliçesi olan Marian Keyes, öykü anlatıcılığında son derece usta. Üslupla gerçeği birararaya getirişi, vazgeçmediği mizah ve pathos, onu tüm dünyada çoksatar listelerine taşıyor.”
-Irish Independent

“Marian Keyes, insana-kendini-iyi-hissettiren-kitaplar cemiyetinin kraliçesi. İnsanın içini ısıtan komedileri, onu İngiltere'nin en çıtır yazarına ve kendi kuşağının sesine dönüştürdü.”
-Daily Mirror

“Keyes her zamanki gibi zekâsını konuşturarak, dostluk, kıskançlık ve aşk üzerine yazıyor.”
-Daily Mail

“Yüksek kalite eğlence!”
-Marie Claire

“Keyes'in, duygusal açıdan en doyurucu hali.”
-In Style

“Chiclit'in tartışılmaz kraliçesinden yine muazzam bir öykü.”
-Company

“Eğlenceli ve komik… dokunaklı. Tahminleriniz sizi çok fena yanıltacak.”
-Sun

“Hızlı ve akıllı. Marian Keyes chic-lit'in hakkını veriyor.”
-Metro

“Keyes ender rastlanan popüler kurmaca yazarlarından çünkü karakterlerinin çoğunluğu olay örgüleri kadar güçlü ve diyalogları müthiş, ayrıca son derece de gerçekçi.”
-Irish Times



“Bir Marian Keyes romanı okumak en yakın, en güvenilir arkadaşınızla mutfakta hayat ve en son aşklarınız hakkında koyu bir muhabbete dalmak gibidir.” -Daily Mail

İzlemek için seçilenler

Hayranlıkla izlediğim Julianne Moore bu filmi sırf o var diye izleyeceğim kesinlikle.

İlginç konusu olan bir film. Bir erkeğin hayata farklı dönüşü.

Ödül alan bir film merak oluşturdu tabii ki.



Nasıl bir film oldu gerçekten merak ettim. Mevlanaya ilgim ve sevgim çok büyüktür

Çok cici bir film çooooooook :)


Ice Age'ten sonra güzel gider bu filmde .

Sinemada izleyenler çok beğenmiş izlemek gerek!


İzlenebilir.

Adından söz ettiren bir film. İzlesem hiç fena olmaz.


Önce ki filmlerden dolayı izlenebilir, romantik komedi filmlerini severim :) Hoş gün geçirmek adına.


Eski bir film olsa da izlemeyi istiyorum bu filmi de.

Piraye / Canan Tan

Canan Tan'ın bir romanını okudum, yüreğim seni çok sevdi isimli ve ondan sonra bu roman tavsiye edildi. Elimdekini bitirdiğimde almak istediklerimin içerisinde bir roman ve istiyorum. Kendimi romana kaptırmak istiyorum. Akşamları yorgun olduğum için nete girmiyorum. Tv izliyorum ya da kitap okuyorum. Ancak yorgunluktan dolayı çok uzun süre dayanamıyorum o sebepten kitapta bitmiyor. Ama Dost'a gittiğimde de kendimi zor tutuyorum, inanın bu sebepten pek uğramaz oldum kitapçılara. Bir de dediğim filmleri aldım izlemeye fırsat bulamıyorum. Her gün o kadar koşturmaca içinde geçiyor ki, ancak yeniler içinde neler var diye merakta ediyorum :)
Doğum günüm için tüm dileklere çoooooooooooooooooook teşekkürler. Üzerinden uzun zaman geçti değil mi! Ama ben daha yeni yazma fırsatı buldum. Bugün acayip derecede konuşasım var, her an yeni postlarla karşınızda olabilirim :)
İşte kitabın arka kapak yazısı :

Canan Tan, bir ilk romanla okurlarının karşısına çıkıyor: "Piraye".

Genç ve güzel Piraye adını Nazım Hikmet’in eşinden almıştır. Genç kızın babasıdır Piraye ismine tutkun olan; diğer kızı da babanın Nazım Hikmet hayranlığından payını alır: Hatice. Babanın açıklaması ilginçtir ki bu açıklama romanın temalarından birini de oluşturacaktır: "Piraye, Nazım Hikmet’in karısı. Tam adı Hatica Piraye’dir. Nazım Hikmet’in onun için yazdığı şiirler ve mektuplar, edebiyatımızın gerçek yüz aklarıdır."

Piraye’nin babasının bu açıklaması karşısında ilk tepkisi şaşkınlıktır: "(...) Babam elinden kitap düşmeyen, aydın bir insandı. Ama onun, kızlarına bir şairin -hem de yasaklı bir şairin- karısının adını verecek kadar edebiyat tutkunu olduğunu yeni keşfediyordum."
Piraye’nin doğduğu günden bu yana içinde taşıdığı edebiyat ve şiir tohumları hayatının bir bölümünde ilişkilerine de yansıyacaktır.

Roman, genç bir kızın aile, okul, aşk ve evlilik yaşantısına odaklanan ilginç bir biyografi özelliğine sahip; yazar, yarattığı kadın kahramanın yaşantısına bir ’kadın duyarlılığı’ ile yaklaşıyor. Romanın ilk sayfalarında idealleri olan genç bir kız olarak tanıştığımız Piraye, sayfalar ilerledikçe ilişkilerin farklı boyutlarını yaşayacak, aşk duygusunun karşılığını kendi hayatına yerleştirmeye çalışacaktır.

"Piraye" romanını bir ’dram’ haline getiren ise genç kızın evlilik ve evlilik sonrası
yaşantısı olacaktır; Piraye, üniversite öğreniminin hemen ardından Diyarbakır’a gelin gidecektir.

"Piraye"yi yakın çevrenizde aramayın sakın," diyor Canan Tan. "Hem onun, hem de romandaki diğer karakterlerin hayal ürünü olduklarını belirtmeme, bilmem gerek var mı? Ama uzak şehirdeki şarkının nihavent olduğunu söyleyen Nazım Hikmet ve
"Gözlerin hani?" diye soran Ahmed Arif gerçek."

Roman, yazarın kendi hayatından da belli belirsiz izler taşıyor okuruna.

İstiyorum evet okumayı istiyorum

SEN YETER Kİ İSTE!! ALEXANDRA POTTER

“Hiç kimse Alexandra Potter gibi yapamaz! Daily Mirror

Keşke, metroda oturacak bir yer bulabilsem.

Keşke, bugün şu bir paket dolusu şekeri yemeseydim.

Keşke, hobileri arasında bulaşık yıkamak ve tek eşlilik olan bir adamla tanışabilsem!

Keşke, ...

Heather Hamilton devamlı bir şeyler diliyor. Öyle büyük şeyler de değil

-dünya barışı veya Brad Pitt’in bir sonraki filminde kadın başrol oyuncusu olarak Heather’ı istemesi gibi değil-, düşünmeden içinden geçirdiği, günlük, küçük dilekler. Ama onda bu şans varken bu fantazilerin asla gerçeğe dönüşemeyeceğini de biliyor.

Ta ki bir gün, sokakta karşılaştığı bir çingeneden çiçek satın alıncaya kadarki hissi bu. (Uğurlu fundalar!)

Çiçekle beraber saçının berbat olduğu günler geçmişte kalıyor, yakışıklı bir Amerikalı ‘ev arkadaşı ilanı’ için başvuruyor, James’le çıkmaya başlıyor...

James ona çiçekler gönderiyor, yatakodası aktivitelerinde harika ve ‘seni seviyorum’ demekten de korkmuyor.

Kısacası o bir Kusursuz Erkek.

İyi de bu dileklerin gerçek oluşu bir şans mı, yoksa bir lanet mi acaba?

İstediğinizi elde etmek sizi mutlu eder mi?

Ve şey, ...gereğinden uzun önsevişme diye bir şey var mıdır? Uuups!

Bu büyülü romantik komedide, Alexandra Potter tüm dilekleriniz gerçek olsaydı başınıza gelebileceklerden bahsediyor!

“Her zaman zeki, çoğunlukla eğlenceli ve asla sıkıcı değil.”

-Heat


“Beklenmedik olaylar ve sürprizlerle dolu, eğlenceli ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak bir kurgu.”

-OK!


“Okunması gerekli.”

-Company


Yazar hakkında:
Alexandra Potter Bradford, Yorkshire doğumlu. Önceden Los Angeles ve Avustralya’da yaşamış olan yazar Vogue ve Cleo dergilerinde çalışmış. Aynı zamanda İngiliz kadın dergileri Elle, More!, OK! ve Vogue’da editörlük yapmış.

24 Nisan 2008

Bir doğum günü 4 pasta


Efendim benim doğum günüm geçti 23 nisan günü bol bol kutladım. Hatta öncesinde ve sonrasında da kutlandı :) Süpriz pastalar yağdı ve tabii durum böyle olunca da bol bol pasta yedim :) Ayrıca demeden geçemeyeceğim bol bol da hediye aldım :)

Şimdi yine yoğunum kafam karışık ve de yorgunum diyeceğim sizde yine mi diyeceksiniz ama evet aynen öyleyim :)

Süper güzel günler dilerim hepinize :)

Duyguların perçinleştiği şarkı: Kenar süsü

21 Nisan 2008

Bahar geldi


Bu hafta sonu yine yolcu yolunda gerek diyerek yolda geçirdim. Doğayı çok seviyorum gerçekten cıvıl cıvıldı her yer, ağaçlar çiçekleriyle merhaba derken, böcekler polen peşinde o çiçek senin bu çiçek benim diye koşturuyordu. Bunların hepsi kamerama yansıdı ancak şu anda yanımda değiller. Resimleri eklediğimde sizlerle de paylaşacağım.

*Kendimi alışverişe verdim, çok cici süslü bir ayakkabı aldım, ayrıca hediyelerim vardı süpriz çok sevindim.

*Saçımı kestirdim, kat verdirdim, o bu model değil kendi sevdiğim modeli seçtim.

*Yolculuk sırasında uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yaptım, kitap okudum.Maşallah diyelim lütfen sonra nazar değiyor elime alamıyorum kitapları.

*Uzun yıllardır görüşmediğim bir arkadaşımla karşılaştım hem de kuaförde :) Ben adını hatırlayamadım, o kadar çok kişiyle tanışıyorum ki artık isimleri tutamıyorum hafızamda. Kına gecesi varmış, onun için hazırlık yapıyormuş. Bundan sonra görüşme planları yaptık.


*Müzik dinledim hem de son ses, çok iyi geldi.

*Erikler çıkmış ortaya yeşil yeşil, tatları da çok güzeldi :)

*İlk defa bir köpeği besledim adı da KITIR oldu :) minicik bir de pisicik vardı onun da adını PITIR koydum. Kıtır mangaldan kalanları kıtır kıtır yediği için kıtır dedim ona, pıtır da pisicik dediğim anda kaçtığı için pıtır dedim :) Annemleri hayvan besleme konusunda ikna çabaları içerisindeyim. Evdeki devasa akvaryumu saymıyorum, kendi kendine çalışıyor o :) Korkak balıklar diye seviyorum onları da.

Güneşli, eğlenceli ve çok güzel bir hafta diliyorum. Hayatı ıskalamadan yaşanması dileğiyle.

16 Nisan 2008

Kaplumbağalar aşkına

Uzun zamandır yokum çünkü çok yoğunum. Sanırım tatile kadar da bu yoğunluk sürecek. Ancak birkaç satır yazmaya fısrat buluyorum. Beynim kocaman bir balon gibi sanki. Geçen hafta hem toplantılarım oldu hem de biraz olsun hava değişikliği yaşadım. Antalya'daydım, iki sene de bir sanırım Kremlin Palace Oteline gideceğim çünkü iki sene önce de gitmiştim :) Bu defa ki gidişim çok yoğundu. Sürekli toplantılarım oldu. Ama havası iyi geldi doğrusu :)

Şimdilik bana müsade, bu arada ben kaplumbağaları çok sever oldum :) Şöyle minik bir maskot alabilirim kendime. Gerçi kaplumbağa şeklinde magnet nazar boncukları aldım ama bir maskot almak niyetindeyim :)
Herkese bahar tadında Nisan güzelliğinde bir hafta diliyorum :)
Sevgiler